Eşinizin Sizi Sevip Sevmediğini Nasıl Anlarsınız?

Eşim beni sevmiyor mu diye düşünmek insanı içten içe yiyip bitiren bir konudur. Peki eşinizin sizi sevip sevmediğini nasıl anlarsınız? Gelin bakalım.

Eşinizin Sizi Sevip Sevmediğini Nasıl Anlarsınız?

Eşim beni sevmiyor mu diye sormak, hiçbir insanın evlenirken hayal ettiği bir soru değildir. İnsanlar, eşlerinin onları seveceğini, onlara iyi davranacağını, en iyi arkadaşları olacağını ve o zamandan beri mutlu bir hayat süreceğini umarlar.

Sonra bir gün (bugün olduğu gibi) kendinizi hiç ummadığınız bir soruna çözüm ararken bulabilirsiniz.

Her çift farklı olsa da, bazı durumlar evlilikte çok fazla küskünlük (hatta nefret) yaratabilir. Bunlardan bazılarına gelin bir göz atalım.

Eşinizin Sizi Sevip Sevmediğini Nasıl Anlarsınız?

eşim beni sevmiyor mu
Eşim Beni Sevmiyor Mu?

Sizi İhmal Eder

Bir insan evlendiğinde, özellikle erkekler, “Artık onunla evlendim. Bu ilişki için çaba sarf etmeme gerek yok!” diye düşünür. Başka bir deyişle tembelleşirler. Erkeklerin ilk zamanlar kadınların peşinden koşması çok yaygındır. Bazı insanlar için sadece biyolojik olarak düşünülebilir. Ancak, bir kez size “sahip olduklarını” düşündüklerinde, işte o zaman tüm çabaları ortadan kalkıyor.

Ancak birçok erkeğin ihmalkâr hale gelmesi, sizin kocanızı ihmal etmediğiniz anlamına gelmez. İlişkinizin herhangi bir alanında olabilir: cinsel ilişki, arkadaşlık, aşk,… vb. O halde, davranışınıza bakın ve herhangi bir şekilde görmezden gelip gelmediğinizi görün.

Her Zaman Tartışmaya Başlarsınız

İlişkilerdeki yaşanan çatışmalar ve anlaşmazlıklar her zaman kötü değildir. İki insanın iyi geçinip her konuda anlaşmasını beklemek mantıksız olur. Ancak, tabi ki kötü olan şey ise her zaman sık çıkan kavgalardır. Örneğin, bu tartışmaları kazanmak için savaşmanız gerekiyorsa, işte bu sağlıksız bir ilişki şeklidir. Eğer yapılan bu kavgalar evliliğinizin temel taşı haline geldiyse, bu, birinizin (veya her ikinizin) diğerinden nefret edebileceği anlamına gelir.

Çaba Göstermeyi Bırakır

Evlilik için hiçbir çaba göstermiyorsa, o zaman seni görmezden geliyordur. Senden “nefret ettiği” için olabilir, ama olmayadabilir tabi ki de. Sana karşı iyi olmalı, romantizmi, arkadaşlığı sürdürmeli ve iyi bir eş olmalı. Ama senin sadece oda arkadaşı olduğunu düşünüyorsa (belki de arkadaş canlısı bir oda arkadaşı bile değil), o zaman bu iyiye işaret değil.

Vazgeçmek isteyebilir ya da çoktan vazgeçmiş olabilir.

Cinsel Hayatınız Biter

Arkadaşlık ve romantik ilişkiler ya da evlilik arasındaki fark fiziksel yakınlıktır. Bu bariz görünebilir, ancak ne yazık ki, birçok insan kendini sevgisiz ve cinsiyetsiz bir evliliğin içinde bulur, bu yüzden en son ne zaman bir çılgınlık yaptığınızı düşünün, yok mu? O zaman evliliğinizdeki samimiyet kaybolmuş olabilir.

İnsanlar sevmedikleri biriyle evlendiğinde, onlarla cinsel ilişkiye girmek de istemezler.

Seni Hafife Almaya Başlar

İdeal bir dünyada, hiç kimse kimseyi hafife almamalıdır. Ancak, bu her zaman ilişkilerde görülebilir. Bunun sadece insan doğasında olduğunu biliyor muydunuz? Bazen statükoya alışırız ve her şeyin her zaman aynı olacağını umarız. Ancak, bir düşünün…Her şeyin hep aynı kalmasını isteriz, ama bu bazen göz açıp kapayıncaya kadar elimizden alınabilir, bu yüzden kendinizi kullanılmış ve değersiz gibi hissediyorsanız, bu onun sizden memnun olmadığını ve hatta sizden nefret ettiğini bile gösteren bir olgudur.

Sizi Aldattığından Şüphelenirsiniz

Kişi eşinden memnun olmadığında, eğer imkanı var ise başka arayışlara girebilir. Evlilikten uzaklaşmak evliliğin düzelmesine yardımcı olmaz, aksine evliliği mahveder, ancak eşiniz size karşı böyle bir soğukluk besliyorsa, bu sizi aldatmasını haklı çıkaracak bir bahane olarak kendisini savunmasını kolaylaştıracaktır. Seni artık sevmiyorsa, yüksek bir ihtimalle eskisi kadar suçlu hissetmeyecektir.

Eşiniz Sizi Sevmiyorsa Ne Yapmalısınız?

Tüm bunları okuduktan sonra hala eşinizin sizi sevmediğini düşünüyorsanız yapabileceğiniz bir takım şeyler var.

Unutmayın, sevgiyi geri kazanmak kolay değildir. Ama bir şekilde bu yapılabilir, ancak bunun için her iki tarafın da gerçekten çok çabasına ihtiyaç var.

  1. Ne istiyorsunuz?
    Kocanızın sizi gerçekten sevmediğini düşünüyorsanız, kendinizle uzun uzun konuşmanız gerekir. Hala kalmak istiyor musun? Eğer bu konuda karar vermek istiyorsanız ne istediğinizi kafanızda önce netleştirin.
  2. Onunla konuşun.
    Belki de onunla dürüst ve sağlıklı bir iletişim kurmamış olabilirsiniz. Belki de evliliğinizin kalitesinden hiç bahsetmediniz. Ama boşanma kararı aldıysanız ve her şey umduğunuz gibi gitmiyorsa, o zaman konuşmanız gerekir. Belki de sana karşı bir olaydan dolayı kırgınlığı var, burada egonuzu saf dışı bırakın ve mutlaka eşinizle iletişim kurun.
  3. Bir plan yapın.
    Onunla iletişim kurduktan sonra bir plan yapın. Konuşmanın ilerlemesine bağlı olarak, iki şeyden biri olmuş olabilir. Ya sorunun çözülmesini isteyecektir, ya da tam tersi. Eğer hala sorun çözülmediyse, karar sizin. İşte o zaman yardıma ihtiyacınız var.
  4. Bir uzmana danışın.
    Birçok insan, özellikle erkekler, psikoloğa görünmenin bir zayıflık işareti olduğunu düşünür. Ama aslında tam tersi, bu gayet doğru bir harekettir. Bu yüzden profesyonel yardım almaya ikna edin.
  5. Boşanmak.
    Maalesef bazen ne kadar uğraşırsanız uğraşın, evliliğinizi kurtaramazsınız. Üzücü, ama bazen çalkantılı bir evlilikte yaşamaktansa ayrı yaşamak daha iyidir. Bu şekilde ikiniz de yeni bir aşka ve mutluluğa yelken açarak yeni bir hayata başlayabilirsiniz.

DEĞERLENDİRME :

Hiç kimse huzursuz bir evlilik istemez. Evlilik kurumunun amacı bu değildir. Bu yüzden umarız mutluluğunuzu ön planda tutan bir karar verirsiniz, çünkü bu, hayatınızın geri kalanında mutlu bir hayat sürmenize olanak sağlayacak. Bu bencillik değil, aksine kendini sevmektir. Bu, mutluluğun ve huzurun gerçek başlangıcıdır.

Peki siz hiç eşinizin sizi sevip sevmediğini düşündünüz mü? Düşündüyseniz hangi faktörler sizi böyle düşünmeye itti? Sorunun üstesinden nasıl geldiniz?

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmaktan çekinmeyin.

YAZAR BİLGİSİ
1994 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. 2016 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldu. O tarihten bu yana diyet, beslenme ve sağlık konularında yazılar yazmakta ve editörlük yapmaktadır.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.